
Yapay zekânın kullanımı birçok şirketin günlük işlerinde zaten bir gerçeklik haline geldi. Metin oluşturma, veri analizi, müşteri iletişimi veya iç karar destek sistemleri olsun: Yapay zekâ sistemleri süreçleri hızlandırmayı ve maliyetleri düşürmeyi amaçlıyor. Ancak aynı zamanda yasal risk de artıyor. Yapay zekâdan kaynaklanan hatalar, yasal ihlaller veya zararlar önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Bir şeyler ters gittiğinde asıl sorumlu kim?
Cevap karmaşık. Yapay zekâya ilişkin ayrı bir sorumluluk düzenlemesi henüz mevcut değil. Bu nedenle şirketler, medeni hukuk ve iş hukuku genel ilkelerine uymaya devam etmelidir.
Sizi neler bekliyor:
- Yapay zekânın kendisi sorumlu tutulamaz – yapay zekâ neden yasal bir konu değildir?
- Yapay zekâ kullanımında birincil sorumluluk işverene aittir.
- Çalışan sorumluluğu – zararların şirket içi tazminatı ve ispat yükü
- İş ilişkisinde yapay zekanın kullanımında görev ihlalleri
- Yapay zeka yazılımları için üretici sorumluluğu ve yeni ürün sorumluluğu
- Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi'nin başarısızlığı ve mevcut hukuki belirsizlik
- Yapay zekâ kullanımında yönetim ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
- Pratik ipucu: Yapay zeka kullanırken sorumluluk risklerini aktif olarak yönetin.
- Sıkça Sorulan Sorular – İş İlişkilerinde Yapay Zeka Bağlamında Sorumluluk Hakkında
Yapay zekanın kendisi sorumlu değildir.
Yapay zekâ yasal bir varlık değildir. Ne hak sahibi ne de yükümlülük sahibi olabilir. Bu nedenle, yapay zekânın "olduğu haliyle" sorumluluğu hariç tutulmuştur. Sorumlu taraf her zaman yapay zekâyı kullanan, sağlayan veya kontrol eden gerçek veya tüzel kişidir. İş pratiğinde bu genellikle işverendir.
Birincil sorumluluk işverene aittir.
Yapay zekânın kullanımı, örneğin hatalı içerik, veri koruma ihlalleri veya sözleşme ihlalleri yoluyla zarara yol açarsa, işveren öncelikle sorumlu tutulur. Bu, genel organizasyonel ve girişimcilik riskinden kaynaklanmaktadır. İşletmelerine yapay zekâ sistemlerini entegre eden herkes, bunların kullanımını yasalara uygun bir şekilde organize etmeli, yönetmeli ve izlemelidir.
Ayrıca, işverenler çalışanlarının işlediği görev ihlallerinden sorumlu tutulmalıdır. Alman Medeni Kanunu'nun (BGB) 278. maddesine göre, borçlu, temsilcilerinin kusurundan sorumludur. Yapay zekâ kullanırken, çalışanlar iç kuralları ihlal etseler bile, genellikle işverenin sorumluluk alanı içinde hareket ederler. Bu sorumluluk, işverenin operasyonel faaliyetleriyle bağlantı tamamen ortadan kalktığında sona erer.
Bu sorumluluk atfı, Yapay Zeka Yönetmeliği ile daha da önem kazanmaktadır. Yapay Zeka Yönetmeliği'nin 4. maddesine göre, yapay zeka sistemlerinin operatörlerinin eğitim yükümlülüğü bulunmaktadır. İşverenler, çalışanların yapay zeka sistemleriyle çalışırken yeterli yapay zeka yetkinliğine sahip olmalarını sağlamalıdır. Eğitim verilmemesi veya yetersiz eğitim verilmesi, şirketin sorumluluk pozisyonunu daha da zayıflatabilir.
Çalışanların sorumluluğu sınırlıdır.
İşveren öncelikli olarak sorumlu olsa da, çalışanlara karşı olası tazminat yolları sorusu ortaya çıkmaktadır. Burada, içtihat hukuku ile geliştirilen tazminat ilkeleri devreye girer.
Çalışanlar, işle ilgili faaliyetlerden dolayı ya hiç sorumlu değildir ya da yalnızca sınırlı ölçüde sorumludur. Hafif ihmal durumlarında sorumluluk tamamen ortadan kalkar. Olağan ihmal durumlarında kısmi sorumluluk uygulanabilir. Ağır ihmal veya kasıt durumlarında ise çalışan genellikle tam olarak sorumludur. Bu sorumluluk sınırlaması, Alman Medeni Kanunu'nun (BGB) 254. maddesinin takdire bağlı bir uygulamasına dayanmaktadır ve işverenin çalışma koşullarını ve risklerini yapısal olarak belirlediği gerçeğini dikkate almaktadır.
Ayrıca, Alman Medeni Kanunu'nun (BGB) 619a maddesi iş ilişkilerine uygulanır. Genel sözleşme hukukunun aksine, çalışanın kusuru varsayılmaz. İşveren ispat yükümlülüğünü taşır ve çalışanın görevini ihlalden sorumlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle, pratikte rücu taleplerinin uygulanması genellikle zordur.
Yapay zekâ kullanımında görev ihlalleri
Yapay zekâ ile ilgili görev ihlallerinin tipik örnekleri, sistemlerin işletimi ve izlenmesiyle ilgili olabilir. Yönlendirme, fiili kullanım eylemi olarak kabul edilirken, çalışanların sonuçları izleme ve denetleme görevi de düzenli olarak bulunmaktadır. Ancak bu görev, yalnızca bariz hatalarla sınırlıdır. Çalışandan, yapay zekâ sonuçlarının içeriğinin tamamen garanti edilmesi genellikle talep edilemez.
Belirleyici faktör, her çalışanın bireysel performans kapasitesidir. Federal İş Mahkemesi, çalışanın kişisel olarak yapabildiği ölçüde performans göstermesi gerektiğini açıklığa kavuşturmuştur. Nesnel bir ideal belirleyici faktör değildir.
Üretici sorumluluğu ve yeni ürün sorumluluğu
Yapay zekâ sağlayıcılarının sorumluluğu giderek daha önemli hale geliyor. Uzun zamandır, yazılımın ürün sorumluluğu hukuku kapsamında bir ürün olarak kabul edilip edilmemesi tartışmalıydı. AB'nin yeni Ürün Sorumluluğu Direktifi ile bu belirsizlik önemli ölçüde azaldı. Gelecekte, yazılım açıkça bir ürün tanımının kapsamına girecek. Üreticiler o zaman sadece ilk kusurlardan değil, aynı zamanda eksik veya hatalı güncellemelerden kaynaklanan zararlardan da sorumlu olacaklar.
Bu durum, özellikle şirketler kendi yapay zeka sistemlerini (örneğin dahili sohbet robotları veya otomatik karar verme sistemleri) geliştirip işlettiklerinde önem kazanır. Bu gibi durumlarda, şirketler kendileri de sorumlu üretici konumuna düşebilirler.
Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi'nin başarısızlığı ve açık hukuki durum
Yapay Zeka Yönetmeliği ihlallerinde sorumluluk konularını düzenlemeyi amaçlayan, başlangıçta planlanan Yapay Zeka Sorumluluk Direktifi, AB Komisyonu tarafından geri çekildi. Diğer hususların yanı sıra, zarar gören taraflar için ispat yükünü hafifletmeyi ve bazı görev ihlali durumlarında nedensellik varsayımını öngörüyordu. Bu düzenlemeler henüz yürürlüğe girmedi.
Şimdilik, mevcut medeni ve iş hukuku ilkeleri yürürlükte kalacaktır. Zarar görenler için bu, ispat yükünün ve nedenselliğin belirlenmesinin yüksek olması anlamına gelir. Ancak şirketler için bu, gönül rahatlığı değil, aksine gelecekteki yasal değişikliklerin her zaman mümkün olması nedeniyle artan belirsizlik anlamına gelir.
Yönetim ve yönetim kurulunun sorumluluğu
Sorumluluk riskleri sadece şirketin kendisini etkilemez. Tüzel kişilerin yönetim organları da şahsen sorumlu tutulabilir. Bir limited şirketinin (GMB) genel müdürleri ve bir anonim şirketin (AG) yönetim kurulu üyeleri, uygun organizasyonu ve yasalara uyumu sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, eğitim ve uyumluluk yapıları da dahil olmak üzere, yapay zeka sistemlerinin yasalara uygun kullanımını da kapsar.
Organizasyonel eksiklikler zarara yol açarsa, şirket iç sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalır. Şirketin yönetim organı belirli koşullar altında ticari karar alma kuralını uygulayabilirken, bu kural kanun ihlallerine değil, yalnızca yasal sınırlar dahilindeki takdir yetkisine dayalı ticari kararlara uygulanır.
Pratik ipucu: Sorumluluk risklerini aktif olarak yönetin.
Yapay zekanın işletmelerde kullanımı, sorumluluk açısından hâlâ zorlu bir konudur. Sorumluluk için net bir yasal çerçeve henüz mevcut değildir. Bu nedenle şirketler, riskleri en aza indirmek için kendi yapılarını oluşturmalıdır. Bu, özellikle dahili yapay zeka yönergelerini, net sorumlulukları, çalışan eğitimini ve kullanılan sistemlerin sürekli olarak gözden geçirilmesini içerir.
Yapay zekâ kullanan herkes, onu yalnızca teknik olarak değil, yasal olarak da iyi bilmelidir. Çünkü nihayetinde sorumlu olan yapay zekâ değil, onu kullanan veya ondan sorumlu olan kişidir.